0212 517 00 16
wald@wald.org.tr


Web sayfamız yeni yüzüyle en kısa sürede yayında olacak...

Paylaş
Tarih : 25.05.2016 - 11:45

Göç, Kültür ve Gastronomi Zirvesi 20 Nisan 2016 tarihinde gerçekleştirildi

Türkiye’den çok sayıda merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ile Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcilerinin katıldıkları zirveye, Uluslararası katılımcıların da ilgisi oldukça yoğun oldu.

Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD) olarak, kurucularımız arasında yer alan, aynı zamanda üyesi olduğumuz Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı’nın (UCLG-MEWA) 5. Kongresi çerçevesinde; UCLG-MEWA ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliği aynı zamanda ev sahipliğinde düzenlemiş olduğumuz  Mültecilerin Yerleştirilmesi Projemizin Açılış Töreni ile “Göç, Kültür ve Gastronomi Zirvesi” 20 Nisan 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Türkiye’den çok sayıda merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ile Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcilerinin katıldıkları zirveye, Uluslararası katılımcıların da ilgisi oldukça yoğun oldu.

Zirve’nin açılışında bir konuşma yapan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı aynı zamanda UCLG-MEWA Başkanı Fatma ŞAHİN konuşmasında; “Son 5 yıldan beri yaşadığımız komşularımızın yaşadığı bu drama, bu iç savaşa çocukların o gözündeki gözyaşına, annelerimizin çocuklarını kaybetmesine, çocukların annesiz, babasız kalmasına dayanmak mümkün değil. Biz hiç bir zaman ‘hesabi’ bir şekilde olaylara bakmadık. Hep haspi ve insani olarak olaylara bakıp, tarihten aldığımız ilhamla inancımızın, medeniyetimizin bize verdiği mesajı yerine getirdik. ’Veren el alan elden üstündür, komşusu açken tok yatan bizden değildir’ anlayışıyla komşularımıza, darda kalmışa, yetime, yaşlıya kapımızı, soframızı, gönlümüzü açtık.” dedi. 

WALD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet DUMAN’ da; Tarihi, insanlık tarihi kadar eski olan göçün, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerle yakın ve yoğun etkileşim içerisinde olduğunu ve bu anlamda, medeniyetlerin göçle şekillendiğini vurguladığı konuşmasında; “Göç ve kalkınma, sürekli etkileşim halinde birbirini etkileyen iki olgudur. Birini diğerinden ayırt etmek mümkün değildir. Bir taraftan göç, iyi yönetildiğinde kalkınmayı sağlayıp sürdürülebilir hale getirirken, doğru yönetilmezse, bu gelişmeleri olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Göçün kontrolden çıkması engellenerek, insanların ana vatanlarında, refah ve istikrar içinde yaşamasını sağlamak durumundayız. Ülkeler arasında göç ederek bu ülkeleri birbirine bağlayan, kardeşlikleri, dostlukları pekiştiren herkes, aslında insanlığın ortak kültürüne de büyük bir katkı sağlamaktadır.” dedi. 

DUMAN; uluslararası sistemin çözüm bulmakta zorlandığı, aciz kaldığı Suriye, Irak, Libya ve Afganistan gibi ülkelerdeki krizlerin, insanların ülkeleri içinde ve dışında yer değiştirmelerine, sığınmacı durumuna düşmelerine neden olduğunun altını çizdiği konuşmasını, “Artık; yaşanan trajediye gözünü kapatmak yerine, ortak insani değerler çerçevesinde bu trajedilere el birliğiyle çözüm üretmek zorundayız. Bu mesele, tek bir ülkenin veya ülkeler topluluğunun meselesi değil, bütün bir insanlığın meselesidir ve insanlık, bu meseleye el ele vererek çözüm bulabilir. Suriye'de yaşanan kriz, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünyanın yaşadığı en büyük, en ciddi insani trajedidir. Bu kriz nedeniyle neredeyse Suriye nüfusunun yarısını teşkil eden 12 milyon erkek, kadın ve çocuk yer değiştirmek zorunda kaldı. Şu anda bir şehrimizde, Kilis'te Suriyeli mültecilerin oranı Türkiyeli vatandaşları geçmiş ve %54'e ulaşmıştır. Türkiye; Suriye'de yaşanan krizin başından bu yana açık kapı politikası izleyerek, din ve etnik köken ayrımı yapmaksızın, Suriye ve Irak'tan 3  milyona yakın kişiye ev sahipliği yapmaktadır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin rakamlarına göre Türkiye, en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak bu alanda göstermiş olduğu çabalarla küresel anlamda bir model teşkil etmektedir.” Vurgusunu yaptığı konuşmasını, “Görüldüğü üzere; bu mesele sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın meselesi olmuştur “Başta göç dalgasından etkilenen ülkeler olmak üzere, uluslararası toplumun, Suriyeliler ve diğer sığınmacılara yönelik maddi yardımın da ötesine geçen, daha kapsamlı bir strateji uygulama zorunluluğu bulunmaktadır.”  İfadeleri ile tamamladı.

Avrupa Birliği Bakanlığı Siyasi İşler Daire İşler Başkanı Ege ERKOÇAK da; göç ve mülteciler konularında, Sivil Toplum Kuruluşları arasındaki diyaloğun önemine vurgu yaptığı konuşmasında, “Bakanlık olarak, Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı tarafından yürütülen bu projenin, son dönemde ülkemiz ve AB gündeminin en üst sıralarında yer alan göçten kaynaklanan sorunların çözümüne bir nebze de olsa katkıda bulunacağını inanıyor ve sizlerin katılımcısı olduğunuz bu platformun, göç ile ilgili konuların çok boyutlu bir şekilde tartışılması bakımından önemli bir fırsat olacağı kanaatini taşıyoruz.” dedi. 

ERKOÇAK, son yıllarda ülkemizde yaşanan mülteci sayılarının artışına değindiği konuşmasının ilerleyen bölümünde; Geçtiğimiz 5 sene içinde temelde Suriye krizinden kaynaklı sebeplerle dünyadaki mülteci sayısı neredeyse 6 milyon kişi arttı. Bu artıştan ülkemiz doğrudan etkilendi. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki, başta geçici olarak düşündüğümüz, misafirlerimiz olarak gördüğümüz ülkemize sığınan bu insanlar, ülkelerindeki durumun yıllar içinde düzelmemesi nedeniyle geriye dönemediler ve yavaş yavaş ülkemizin bir parçası haline gelmeye başladılar. 

Özellikle yoğun göç almış ve uyum sorunları ile mücadele eden Avrupa ülkelerinin tecrübelerinin sivil toplum kanalıyla ülkemize de aktarılması, aynı şekilde buradaki tecrübelerimiz ve oradaki Türklerin sorunlarıyla buradaki sivil toplum kuruluşlarının da ilgilenmesini çok önemli buluyorum. Bu noktada, bu düşüncemi hayata geçiren belki de en güzel örneklerinden birisi de bugün sizlerle bir araya gelmemize vesile olan “Mültecilerin Yerleştirilmesi” projesi. Bu proje, hem mülteciler ile ilgili çalışmalarda sivil toplumun aktif bir şekilde yer alması bakımından hem de kamu-sivil toplum-yerel yönetim işbirliğinin güzel bir örneğini teşkil etmesi bakımından büyük önem arz ediyor.” ifadelerine yer verdi. 

Konuşmaların ardından; Moderatörlüğü’nü; AB Bakanlığı Siyasi İşler Başkanı Ege ERKOÇAK’ın yaptığı ‘‘Suriyeli Göçmen Akını ile Karşı Karşıya Kalan Belediyeler için Finansman ve Çok Aktörlü İşbirliği’’ konulu ilk panelde; Türkiye, Lübnan ve Ürdün’deki yüksek sayıda Suriyeli mülteciyi kabul eden belediyelere ve bu göç akını ile baş etmelerinde yardımcı olmak amacıyla geliştirilen ulusal ve uluslararası programlarla finansman sağlamaya yönelik konular ele alındı. Panelde;  Türkiye AB Delegasyonu Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkan Yardımcısı Virve VIMPARI, BM Habitat Proje Destek Sorumlusu Lady HABCHY, Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı Gönül DEMİREL, Türkiye Belediyeler Birliği Dış İlişkiler Müdürü Gülfem KIRAÇ KELEÇ, Fransa Belediyeler Birliği Orta Doğu Proje Sorumlusu Simone GIOVETTI ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Abdullah AKSOY bu alanda yapılan çalışmaları ve deneyimlerini paylaştılar.

Zirvenin ‘‘Suriyeli Göçmenler Krizi: MEWA Bölgesi’nde Kentsel Göçü Anlamak için Bir Fırsat mı? konulu ikinci oturumu; MEWA bölgesindeki mevcut kentsel göçmen akınının ve şehir çapında göç yönetiminde öngörülen Suriyeli kriziyle ilgili olası değişikliklerin detayları ele alındı. UCLG-MEWA Proje Koordinatörü Adrien LICHA moderatörlüğünde gerçekleştirilen bu panelde; Bağcılar Belediye Başkan Yrd. Kenan GÜLTÜRK, Akdeniz Entegrasyon Merkezi Müdürlerinden Janette UHLMANN, Dannieh Belediyeler Birliği Başkanı Mohamed SAADIEH, Uluslararası Göç Teşkilatı Proje Uzmanı Meral AÇIKGÖZ ve UNDP Saha Yetkilisi Murat AKBAŞ yaptıkları sunumlarla konuları tartıştılar.

Merit Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Reha ARAR moderatörlüğünde gerçekleştirilen zirvenin son oturumda ise ‘‘Kültür ve Gastronomi kapsamında Sürdürülebilir Kentleşme’’ konusu ele alınmış olup, şehirlerin planlaması ile tasarımında kilit unsurlar olan Kültür ve Gastronomi’ye odaklanıldı. Bu bağlamda, yiyecek ve kültür merkezli fiziki tasarım ve sosyo-mekansal uygulamaların karşılıklı etkileşimin sosyal olarak zengin, üretken ve sürdürülebilir kentsel alanları korumaya nasıl yardım edebileceği üzerine, ilgili paydaşlar  tecrübe ve fikirlerini paylaştılar. 

Oturumda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Çalıştayı Başkanı Tülin ERSÖZ, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Muzaffer TUNÇAĞ, Lübnan Belediye Meclis Üyesi Khaled TADMORI ve World Citizen Organization temsilcisi Young Hoon Kwaak, Alanya Belediyesi Çevre ve Koruma Müdürü Sevda ERDOĞMUŞ, Yazar Anissa HELOU, Yazar Aylin Oney TAN, Danışman Dr. Mehmet Ragıp GÜZELBEY yaptıkları sunumlarla, Kültür ve Gastronomi kapsamında Sürdürülebilir Kentler oluşturulması fikrine katkı sağladılar.

Gerçekleştirilen oturumlarla göçün farklı yönlerinin ele alındığı Zirve, WALD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet DUMAN’ın yapılan çalışmalar ile ilgili değerlendirmelerini içeren konuşması ile sona erdi.